1 Ocak 2011 Cumartesi
01.01.11
Herşey bu kadar yeniyken
Teker teker düştüler
Beynime, kalbime..
Neden bu sızıntılar?
Kemiriyor bedenimi yavaş yavaş..
Herşey gidiyor
Gelirler diyorum ama..
Ah bu umutlar..
Beyaz bulutların üstünden ne zaman ineceğim?
Kimin uğruna bütün bunlar?
Bilmiyorum..
İlk gün bu..
Takvimin ilk yaprağı
Hayal edilen ne planlar vardı bugün
Şimdi hepsi gökyüzünde
Tıpkı beyaz bulutlar gibi
Ama bir anda dağılıverdiler
Tekrar toplanırlar diyorum ama..
Olmuyor..
7 Kasım 2010 Pazar
Pus
Akşamın hüznü çöktü üzerime. Titremeye başladı bedenim beraberinde. Aklımda eski aşklarım, eski arkadaşlıklarım.. İstemesem de hatırlatıyor puslu hava.
Hiçbir şey yok gökyüzünde. Tek bir yıldız bile.. Sadece arada bir geçen uçakların ışığını görüyorum, birde karanlıkta yönünü bulmaya çalışan kuşların kanatlarını. Pusun içinden geçmeye çalışıyorlar. Bende onlar gibiyim sanki.. Öyle bir sis var ki.. Göremiyorum.. Oysa ki hep görürdüm. Bazen sevdim, bazen sevmedim ama hep gördüm. Kendim gibi sandıklarım, kendim gibi sanmadıklarım. Ne fark eder ki, zaten yoklar. Olsalardı belki titremezdim böyle. Ellerim, ayaklarım, kalbim.. Sarsılmazdı böyle..
Sisin kalkmasını, pusun dağılmasını bekliyorum şimdi.. Sabırla, umutla..
Uzandım, battaniyemi çektim üzerime.. Karanlık gökyüzü..
Üşüyorum..
Kahve ve Pipo
Bir uçak geçiyor ve her zaman olduğu gibi onunla birlikte gidiyorum.
Masmavi bugün gökyüzü, hava tertemiz kokuyor. Daha az önce kahvemi yaptım, sıcaklığı üzerinde. Elimde fincanımla odama girdim. Açık olan penceremden güneş girmiş içeri, apaydınlık. Pazar gününün hafif dağınıklığı var ortada. Bilgisayarımın yanındaki sandalyeye oturdum, fincanı masaya koyup pipoma Captain Black tütünü koymaya başladım. Serin hava bedenimin açık yerlerine temas edip biraz üşüttü beni. Aldırmadan bir kibrit alıp pipoyu ateşledim ve dışarıyı seyre koyuldum.
Tavandan yere kadar camdı oturduğum yer. Yüksek binaların arasından deniz ve gökyüzü hakim. Sıcacık kahvem yanımda, pipomu içiyorum, pencereden giren havanın serinliğini bastırıyor düşüncelerimin rağatlığı.. Come away with me çalıyor. Şömineme koyduğum odunların çıtırtısı karışır şarkının piyanosuna. Güzel bir kahvaltının ardından gelen Pazar miskinliği esir almış, tüm benliğime işler ve ben yine bakarım parlak gökyüzüne. Tütün bitmek üzereyken duyarım şarkının son sözlerini.. Come away with me with a kiss.. Bir martı süzülür o anda.. Kanatlarından çıkan rüzgarın sesini duyar gibi olurum.
Bir uçak geçti ve her zaman olduğu gibi onunla birlikte gittim..
10 Eylül 2009 Perşembe
Karışamamak..
Bahar yağmurları..
Sardı toprak kokusu ruhumun yalnızlığını..
Toprak bile karışırken çiçek kokularıyla
Ben karışamadım
Hala tek başıma..
Belki bugün bulurum diye
Attım kendimi yağmurun altına
Yağdıkça yağdı üstüme
Damla damla..
Yüzüme çarptığı her anda
Bir çığlık vardı adeta
Ben onu hissettikçe
O daha çok bağırıyordu
Ve sonunda derimin içinden geçip
Hücrelerimde gezinirken
Durdu aniden
Anlamıştı çünkü
Bu defa da olmicaktı,
Karışamicaktım..
21 Ekim 2008 Salı
16 Temmuz 2008 Çarşamba
Şimşekler çakar durur
Ben dururum...
Yine kapalı tüm pencereler
Bir benimki açık...
Yine yağmur , her yer kapkara
Gök gürler durur
Ben dururum...
Yine yanmaz sigaram rüzgardan
Ama yüreğim yanar durur...
Yine çalar keman , ben dinlerim
Notalar vurur beynime
Kapanır gözlerim...
Keman çalar durur
Ben dururum....
Yine yağmur , her yer ıslak
Kuşlar ıslak , ben ıslak
Bir duman alırım sigaramdan otururum
Rüzgar eser durur
Ben dururum...
Hatrımda tüm geçmişim
Burnumda toprak kokusu
Bişeyleri özler gibiyim sanki
Yağmur yağar durur....
Ben durmaz ağlarım...
29 Kasım 2007 Perşembe
Yeni bir hayat
Sanki sonsuz bir bilinmezliğin içine girmişsindir. Hiçbirşey net değildir. Dünyada değilde başka bi yerde yaşıyorsundur sanki. Geçirdiğin yıllar sana bi çok şey katmıştır ama bundan sonra geçireceğin yıllar sana daha çok katacaktır. Bi yandan bunların ne olduğunu öğrenmek için can atar bir yandan ise artık hiçbişey yaşamak istemezsin. Beynindeki bu hızlı değişimler seni yeni bi bilinmezliğin içine sürükler ister istemez. Tek istediğin düşlediğin yerde olmaktır ama resmen bir labirentin içine atmışsındır kendini. Sanki hiç çıkamayacağın kadar karışık bir labirent. Herşeyin bi çıkış yolu olduğunu bilirsin fakat o çıkışı bulmanın ne kadar zor ve ya ne kadar kolay olduğunu bilemezsin. Belki bir yerlerde birileri bunu biliyordur diye düşünürsün. Ama o yerleri ve kişileri bulmak çıkış yolunu bulmaktan daha zor olduğuna inanırsın.
Beyninde oluşturduğun labirenti yıkıp yerine dünyada kimsenin haberi olmadığı ufak bi cennet yaratırsın... Oranın yöneticisi sensindir artık... İstediğin zaman güneşi batırıp istediğin zaman dolunayda melankolik bi gece yaratabilirsin.. O melankolik gecenin berrak maviliği altında , dolunaya ve etrafını kaplamış olan milyonlarca yıldıza bakarken , bi zamanlar ne çok saçma şeyle uğraştığın canlanıverir beyninde ve yüzünde ufak bir tebessüm oluşur... İyiki onları yaşamış ve acı çekmişim, yoksa burada bu güzelliğin içinde olamayacaktım dersin. Bunu dersin ama o güzelliği yaratanın senin beynin olduğunuda bilirsin .
Hani bi gece kendini sorgularken yeni bi arayışa girmiştin ya... Dönüp dolaştın geçirdiğin ve geçireceğin yılların içinde. Bişeyler aradın sürekli olarak. Çıkması zor yerlere girdin. Ama sonunda aradığın şeyi buldun :
Bi gün herşeyin ne kadar sıradan ne kadar anlamsız geldiğini düşünmeye başlarsan , o zaman rüzgarın esintisine bırak kendini... Gözlerini kapat ve onun sesini dinle. Bütün bedenini sarmasına izin ver.. Güneşin zayıflayan ışınları yüzünü ısıtsın hafiften. Yalnızlık kaplasın tüm yüreğini. Kaplasın ama acıtmasın.. Serbest bırak ruhunu. Denizden gelen melankolik havayı hisset ve olmayı istediğin yere götür kendini... Adeta koca bir tekneyle denize vuran güneşin son ışınları eşliğinde sonsuz maviliğe yelken açar gibi...
O tekne seni senle tanıştıracak...
Rüzgarın esintisine bırak kendini... Gözlerini kapat ve onun sesini dinle...Dinle bakalım sana neler söyleyecek ?
_ Yeni bir hayata hazır mısın evlat ? Bu hayat senin hayatın olacak... Açıldığın bu deniz gibi... İçinde bulunduğun teknenin dümeni sana pusula olacak... Batmaya yüz tutan ve kalbini okşayan bu güneş ise o düşlediğin şeylerin ve yeni hayatının güç kaynağı olacak.. Ve sen o güneşi hiç batırmayacaksın........