Akşamın hüznü çöktü üzerime. Titremeye başladı bedenim beraberinde. Aklımda eski aşklarım, eski arkadaşlıklarım.. İstemesem de hatırlatıyor puslu hava.
Hiçbir şey yok gökyüzünde. Tek bir yıldız bile.. Sadece arada bir geçen uçakların ışığını görüyorum, birde karanlıkta yönünü bulmaya çalışan kuşların kanatlarını. Pusun içinden geçmeye çalışıyorlar. Bende onlar gibiyim sanki.. Öyle bir sis var ki.. Göremiyorum.. Oysa ki hep görürdüm. Bazen sevdim, bazen sevmedim ama hep gördüm. Kendim gibi sandıklarım, kendim gibi sanmadıklarım. Ne fark eder ki, zaten yoklar. Olsalardı belki titremezdim böyle. Ellerim, ayaklarım, kalbim.. Sarsılmazdı böyle..
Sisin kalkmasını, pusun dağılmasını bekliyorum şimdi.. Sabırla, umutla..
Uzandım, battaniyemi çektim üzerime.. Karanlık gökyüzü..
Üşüyorum..